TERZİ’DEN YÜKSEL’E SERT YANIT: “TARİH SAHNESİNDEN SİLİNİP GİDECEKSİNİZ”

İyi Partili Meclis Üyelerinin, MHP ve AK Partili meclis üyelerinin önerisi ile ülkücü şehit Fırat Çakıroğlu’nun isminin bir caddeye verilmesi önerisine ret oyu vermesiyle başlayan “Ülkücü kim?” tartışması üst perdeden devam ediyor

MHP İlçe Başkanı Numan Terzi, İyi Partili Meclis Üyelerine sert sözlerle yüklenerek, “Sözde Ülkücüler” demişti. Gazipaşa Belediyesi Kasım ayı meclisinde İyi Parti gurubu adına söz isteyerek konuşan Meclis Üyesi Mehmet Yüksel ise Aksu Belediyesi MHP’li Meclis Üyelerinin, bir caddeye Alparslan Türkeş ismi verilmesine ret oyu verdiğini belirterek “Bu meclis üyeleri de mi sözde ülkücü?” diye sormuştu.

Yüksel’in sözlerine yanıt gecikmedi. Başkan Terzi tartışmanın dozunu bir üst perdeye taşıdı. Yüksel’in yalan yanlış, arkasını önünü bilmeden açıklamalarda bulunduğunu söyleyen Terzi, açıklamasında şunları söyledi:

YALANCILIK, DÜZENBAZLIK, RİYAKARLIK, İFTİRA VE AYMAZLIK…

“Daha önceki basın açıklamamızda ilçemiz bünyesinde bir caddenin isminin verilmesi gündeme geldiğinde, ülkücü şehidimiz Fırat Yılmaz Çakıroğlu isminin caddemize verilmesini önermiştik. Bu öneriye karşı çıkan İP ve CHP meclis üyeleri, Selinus isminin daha uygun olacağını düşündükleri için bu noktada takdir haklarını kullandılar ve caddemizin ismi Selinus olarak karara bağlandı. Kısacası İP meclis üyeleri, Gazipaşa’da bir caddemizin ismini, ülkücü şehidimize çok gördüler. Yani Sayın Yüksel’in söylediği gibi bu konu bir polemik ya da herhangi bir algı oluşturma çabası değil, gerçektir. Meclis tutanağında da imzalanarak karara bağlanmıştır. Ancak bu konu kendisini rahatsız etmiş olacak ki Sayın Yüksel, Kasım ayı meclis toplantısında konuyu tekrar gündeme getirip, Aksu ilçesinden örnekler vererek, bir mahalleye Alparslan Türkeş isminin verilmesini MHP Aksu meclis üyelerinin reddettiğini iddia ediyor. Bunu söylerken de büyük bir aymazlıkla hala milliyetçilikten ve ülkücü duruştan bahsediyor. Yalancılık, düzenbazlık, riyakarlık, iftira ve aymazlık ülkücü duruşa sahip insanların uzak durduğu ve asla başvurmayacağı bir siyasi söylem şeklidir.”

“ACEMİ SİYASİ SİMSARLAR”

Buradan Sayın Yüksel’e sesleniyorum: Siz, Aksu örneğini verirken, aynı meclisin 01 Haziran 2019 tarihinde Başbuğum Alparslan Türkeş’in isminin şanına yakışır bir bulvar ya da caddeye verilmesi gerektiğini; bu yetkinin Büyük Şehir Belediyesi’nde olduğunu ve 08 Temmuz 2019 tarihli, Aksu Büyük Şehir Meclis Üyesi Kemal Kara, Gazipaşa Büyük Şehir Meclis Üyesi Avni Atay, Manavgat Büyük Şehir Meclis Üyesi Selçuk Senirli ve Alanya Büyük Şehir Meclis Üyesi Adem Er tarafından verilen önerge ile Altıntaş Mahallesi’nde açılan 7.15 km’lik bir caddeye Alparslan Türkeş isminin verildiğinden haberdar mısınız? Bu caddenin imar planlamasında ileriki yıllarda havaalanının yanından denize kadar ulaşımı sağlayacak ve 210.000 vatandaşımıza yaşam alanı oluşturarak Aksu merkezinden daha büyük bir mahalle olacağını biliyor musunuz? Kısacası Sayın Yüksel’in büyük bir hevesle basınla da paylaşabileceğini söylediği belgenin aslında neden reddedildiği ortadadır. Başbuğum Alparslan Türkeş’in ismi, sıradan, kıyıda köşede kalmış, değeri ya da ehemmiyeti olmayan bir cadde ya da mahalleye verilemez! Aksu meclisi de bu noktada yapması gerekeni yapmış ve konuyu yıllar öncesinde karara bağlamıştır. Acemi siyasi simsarlar da aynı Sayın Yüksel’de olduğu gibi büyük bir balık tutmuşçasına sevinerek, farklı mecralarda konuyu gündeme taşımışlardır. Bu husus ile alakalı belgeler, yazımızın ekinde bütün kamuyu ile paylaşılmıştır.

“TARİH SAHNESİNDEN SİLİNİP GİDECEKSİNİZ”

Sayın Yüksel, yukarıda söylediklerimizi bilmeden bu talihsiz konuşmayı yapmışsanız, siyasi tecrübenizi de sorgulamak kamuoyunun takdiridir. ‘Çamur at izi kalsın!’ mantığında yapılan siyaset, çamurun içinde bataklığa gömülmekle sonuçlanır. Son günlerde bir hainin, PKK sempatizanı bir meczubun ‘Kürdistan’ söylemine, ‘-Burası Türkiye Cumhuriyeti Devleti, ne Kürdistanı!’ diyemeyen bir Genel Başkanın, sahadaki temsilcilerinden ne beklenebilir ki? Onların sonu da aynı Genel Başkanlarında olduğu gibi çamura saplanıp, tarih sahnesinden silinip gitmek olacaktır! Üstelik Merhum Başbuğum Alparslan Türkeş’in ismini, şanını savunmak size mi kaldı?

“MHP ESKİ İLÇE BAŞKANIYIM DEME!”

HDP ile iş tutup, bir de ülkücüyüz mü diyeceksiniz? O kadar uzun boylu değil, herkes haddini hududunu bilsin! Hâlâ MHP bünyesinden ne koparabilirim derdinde olanlar, hâlâ sahte milliyetçilik ve ülkücülüklerinden bahsedenler bilsinler ki artık herkes gerçek yüzünüzü gördü. Mevki ve makam peşinde koşacaksın, söylemlerinizle icraatlarınız örtüşmeyince, yalan dolanla yine MHP seçmenine şirin görünmeye çalışacaksınız ve bozkurt işareti yaparak ülkücü olacaksınız öyle mi? Hey yavrum heyyy! Çevir kazı yanmasın! Kusura bakma Sayın Yüksel, biz senin gibi çevirmeye, dönmeye hele ki yalan söyleyerek siyaset yapmaya alışık değiliz! Buradan Sn. Yüksel’e son bir öneride daha bulunacağım: Bundan sonra herhangi bir mecrada kendini tanıtırken, MHP Eski İlçe Başkanı olduğundan bahsetme! Bırak şeref madalyası olarak geçmişinde kalan bu güzel maziyi bizler hatırlayalım. Şu anda göstermiş olduğun tavır, acemilik, yalan söyleyerek siyaset simsarlığı yapmak, eski de olsa MHP ilçe başkanlığı yapmış birisine yakışmayacak bir tavır ve davranıştır.

“ÜLKÜCÜ DEĞİL TÜRKÜCÜ”

Sayın Yüksel, yapmış olduğu açıklamada Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun cenazesine Genel Başkanımızın katılmadığını, yardım çağrısına kulak vermediğinden bahsetmiş. O dönemde şehidimizin cenazesine katılamayan Genel Başkanımız Sayın Dr. Devlet Bahçeli, dönemin iki Genel Başkan Yardımcısı, Sayın Oktay Vural ve Sayın Ahmet Kenan Tanrıkulu’nu göndermiş ve hem şehidimize hem de ailesine sahip çıkmıştır. O günden bu güne her yıl anma etkinlikleri düzenleyerek, şehidine ve ailesine sahip çıkan ve manevi desteklerini esirgemeyenlerin kimler olduğu, bütün kamuoyunun malumudur. İlçemizde bir caddeye isminin verilmesine bile müsaade etmeyen siz türkücüler, Sayın Genel Başkanımı ve MHP’yi bu konuda eleştiremezsiniz!

Sözün özü, artık kendi mecranızda, eğer varsa kendi ideolojinizde ve siyasi yapınızla, insanların karşısına çıkıp siyaset yapın. MHP seçmeni, sizlerin hangi düşünce ile hangi hamleyi yapacağınızdan haberdar, bilinçli bir seçmen kitlesidir. Kısacası artık herkes ülkücü ile türkücüyü birbirinden ayırabilecek dirayette ve yeterliliktedir.”